Anasayfa | Akademik Forum | Sizden Gelenler | Sipariş
Menü Açıklamaları
Sorular - Cevaplar
Makaleler
Makrolar
Yerleşik İşlevler
Animasyonlar
Yumurtalar
Fonksiyonlar
MTK Programlar
ExcelCE
Dosya İndir
Neler Yaptık?
İletişim
Makaleler
VBA - MAKRO ÖĞRENMEK - 1
Öncelikle sıklıkla karşılaştığım ilk soruya cevap vereyim.

Soru: Excel’i nasıl öğrendiniz? Ne kadar zamanda öğrendiniz?

Şu an okuduğunuz makalenin oluşmasına neden olan soru budur. Anlatmak istediklerimin temelini oluşturması açısından en başından başlayacağım.

Her ne kadar 1986-87 yıllarında bilgisayar ile buluşmuş olsam da, 1992-93 yılları ilk bilgisayarıma sahip olduğum tarihti. Oyun oynamaya fırsat bulduğum ilk bilgisayar kendi bilgisayarımdı. İlk bilgisayarımı aldığımda AutoCad’ler, Windows’lar daha yeniydi. Bir müddet oyun oynadıktan sonra (böylece klavye ve fare alışkanlıklarını pekiştirmiş oldum) daktilo ile yazdığım bazı kültürel makaleleri bilgisayar ortamına aktarmaya karar vermiştim. O zamanların meşhur metin düzenleyicisi PW idi. Yani Personal Write. Bilmeyen yoktur PW’yi. Tercihinize göre siyah ekran (varsayılan mavidir) ve DOS ortamında çalıştırılan bu programla yazılarınızı yazardınız.

Ben de böyle yaptım. PW ile karşılaşınca, o zamana kadar yazdığım bütün makaleleri bilgisayar ortamına aktardım. Bir de 3 ciltten oluşacak bir kültürel serinin bitirmiş olduğum birinci cildini bilgisayara aktarmakta neredeyse son sayfalarına gelmiştim. Bitmek üzereydi.

Aynı yılın yaz dönemi birkaç arkadaş ile bir çalışmaya başlamıştık. Amacımız; kütüphanede bulunan bütün kitapların "içindekiler" bölümünü ve "özel kelimeleri" bilgisayar ortamına aktarmaktı. Elektronik bölümünde okuyan diğer bir arkadaşımız da "C" Programala dili ile içindekiler bölümünü oluşturacaktı. Herkes üzerine düşen görevi yapmıştı. Kitapların içindekiler bölümü de (yaklaşık 1000-1500 cilt kaynak eserin bulunduğu bir kütüphaneden bahsediyorum) bilgisayara aktarılmıştı. Programı yazan arkadaşı bekliyorduk. Maalesef bir türlü olmuyordu. Siz buna Türkçe karakter sıkıntısı deyin, ben "başka bir şey" diyeyim.

Bu şekilde çalışmalarımıza devam ederken, gece bilgisayarın başında sabahlayan iki arkadaş bilgisayar öğrenmenin derinliklerine dalmışlar, biri diğerine format atmayı öğretiyor. Nihayetinde de öğretmiş. Sonuç hüsran. Elde hiçbir veri kalmamış, bütün dokümanlar, format öğrenme ve öğretme aşkına yok olmuştu.

Ya da biz yok olduğunu sanıyorduk. Çok sonraları öğrendik ki, formatla hiçbir şey kaybetmiyormuşsun. İş işten geçmiş, çalışmalar heba olmuş ve omuzlarımız düşmüştü. Ben de o 3 ciltlik kitabı asla bitiremedim. Elim bir daha aynı şeyleri yazmaya hiç varmadı.

Bu hikayeyi anlatıyor olmam sizi sıkmışsa da lütfen sabırla devam ediniz. Çünkü herşey biribiri ile yakın ilişkili.

Aradan birkaç ay geçti. Windows 3.1 sularıydı. Bir arkadaş bana "WORD" adında bir programdan bahsetti. Daha önce "Word Perfect" adlı bir program kullanma çalışmalarım başarısız olmuştu. Bunun da adı WORD olunca, iştahsız bir şekilde programı yükledik. Evet şu an bu makaleyi yazdığım 14 sürümünün sanırım 1. veya 2. sürümüydü. (2. sürümü olması hafızamda ağır basıyor.)

Acaip güzel bir metin düzenleyicisi gelmişti ayaklarıma kadar. Hemen çalışmalara başladım. Neredeyse öğrenmediğim yeri kalmamıştı. Artık yedek almayı da biliyorduk. Dolayısı ile Formatçılardan da korkmuyordum. Yeni yazacaklarımın hepsini artık bir düzen ve intizam içerisinde yazabilecektim.

...

MS WORD benim en eski dostumdur. Asla vazgeçemedim ve geçmeyi de düşünmüyorum. Birlikte uzun yıllar geçirdik. Geceleri birlikte sabahladık. Makaleleri, kitapları birlikte vücuda getirdik. Birbirimizin kahrını çok çektik. O da daha yolun başındaydı. Onun da bilmediği çok şey vardı, benim de. 14. Sürüme gelene kadar birlikte tam 17-18 yıl geçirdik. Diyebilirim ki ülkemizde bu arkadaşla dostluğu en eski 3 insan varsa bunlardan biri benim. Diğer 2’sini de merak ediyorum :).

Evet, sanırım anladınız. Yine de tekrar ifade edeyim. Benim "EXCEL" serüvenim aslında "WORD" ile başladı. Word ile tanıştıktan sonra bir daha "taslak" kullanmadım. Şu anda olduğu gibi içimden ne geçiyorsa klaveye aracılığı içe Word’un bağrına aktardım.

Word’ün altını üstüne getirdim. Şunu itiraf edeyim. Öğrenmekle bitecek gibi durmuyordu. Neyse, ben Word’de tablolar yapıyor, resim içerisine metinler ekliyor, denklemler hazırlıyor hatta bir grup sayısal veriyi toplayabiliyor, ortalamasını alabiliyordum (Excel’deki gibi).

Aradan bir yıl geçti ve Doğalgaz fizibilite raporu hazırlanmasına yardımcı olmak için Ağabeyim İbrahim Korkmaz tarafından Düzce’ye davet edildim. Evlendim ve Düzce’ye gittim. Excel serüvenim de burada başlamış oldu.

Bazı iş yerlerinde, Excel'i sadece tablo yapmak için kullanıldığını gördüm. İnsanlar binbir güçlükle hücreleri birleştiriyor, yazı yazmaya çalışıyorlardı. Bana tarif ederken de en can alıcı nokta olarak üst üste yazdıkları verileri altta tek tıklama iletoplamak olduğunu söylüyorlardı. Gülüyordum buna. “Yahu bunun için başka programa ne gerek var, Word bunları çok mükemmel yapıyor” diyordum. Tablo oluşturmak çok kolay ve tablolar çok esnek. Yazı yazmak, resim eklemek ve bu tür dizgisel işleri yapmak Word’un işi idi. Word, tabloya girdiğiniz verileri de topluyordu. O zaman ne gerek vardı başka programa. (Gerçi Excel’in 4.0 sürümünden önce Lotus kullanmıştım. Ama o zamanlar daha öğrenci olduğum için herhangi bir işimde kullanma durumu olmamıştı. Dolayısı ile Hesap Tablosu mantığı tam ben de yerleşmemişti.)

Nihayetinde ağabeyim bana" Excel’e biraz gözatıver" demişti. Ola ki ben bu sözü emir telakki etmişim. Açtım programı kurcalamaya başladım.Yıl 1993 ve son aylar. Sağını solunu kurcaladım. O zaman Harita diye bir menü vardı. Dünya haritası üzerinde verileri yerleştirebiliyordunuz. Sonraki sürümlerde kaldırdılar. Sanırım en son 95 (7,0) sürümünde vardı. Epey bir zaman meşgul oldum Excel ile. Derken yeni sürümü 5.0 çıktı. Hemen ona geçtim ve çalışmaya ara vermeden devam ettim. Word’u çok iyi düzeyde bildiğim için Excel’i, menüleri, komutları, işlevleri anlamakta güçlük çekmiyordum. Kısa süre sonra Excel hakkında detaylı bilgi edindim.

Ağabeyimin Doktora tezini hazırlamamız gerekiyordu ve ilk defa o zaman Word ve Excel’i buluşturduk. Denklemler, Grafikler, Tablolar, Formüller her yanımızı sarmıştı. Ancak bu iki program bütün işimizi sorunsuz bir şekilde halletmişti.

95 yılı bir dönüm noktası oldu. Çünkü, Excel üzerinde uzmanlaşmaya ilk defa o yıl karar vermiştim . Arkadaş Yayınlarının Adım Adım Serisinden Excel’i anlatan kitabın siparişini vererek işe koyuldum. Kitabı önüme aldım her sayfasını tek tek uyguladım. Yazarlarından çok özür diliyorum ancak oldukça yetersiz idi. Tamam ben aşina olduğum için anlayabiliyor ve bir sonraki adımı görebiliyordum ama bu işe ilk başlayan insanlar "Excel bu mu?" diyerek konuyu kapatabilirlerdi. O halde çevremdeki insanların anlayabileceği dilde notlar tutmaya başladım. Her konuyu yavaş yavaş çalışıyor ve uygulamalara çok zaman ayırıyordum. Her bir örnek üzerinde değişik denemeler yapıyor, hatalar ile karşılaşıyor ve bu hataları başka hiçbir yere bakmadan Excel kuralları çerçevesinde mantık yürüterek çözmeye çalışıyordum.

Evet, çok vaktimi alıyordu. Ama sonradan fark ettim ki, her öğrendiğim kalıcı oluyordu. Her bir çalıştığım konuyu başkasına anlatacağım gibi düşünerek çalıştım.

Nitekim Excel’in kaba kısmını bitirmiştim. Kurcalamadığım tarafı kalmamıştı. Elimde yaklaşık 700-800 sayfa Word dökümanı oluşmuştu. Eğer bu sürecin bir iki ay sürdüğünü düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu tam 1 yıl sürdü. (Devam Edecek)

Destek
M.ÖZTÜRK - Y.KARAMAN
Bu siteyi, "Hayatını çocuklarının Ahlâklı ve Dürüst yetişmesi için harcamış olan Cefakar ve Fedakar, Canım ANNEM'e adadım."
Copyright © 1998-2011 M. Temel Korkmaz - Tüm hakları saklıdır.